Gelecek Kaygısı

Son zamanlarda her an geleceği düşünmeye başladım ve her an gelecekten korkmaya. “İnsan büyüdükçe hayalleri küçülür mü?” diyor ya Deniz, Babam ve Oğlum filminde. İşte insanın hayalleri küçülmese de gerçekleri büyüyor, sorumlulukları artıyor. Omuzlarındaki yük arttıkça bu da bel ağrısı değil baş ağrısı yapıyor zamanla. Yeni Türkünün de dediği gibi “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” durumu vuku buluyor. Gerçeklerin acı yanları göze batıyor artık.

Artık ölenler bir yolculuğa çıkmış olmuyor. Onlar hayatını kaybetmiş oluyor. Ölüm bile güzel bir yolculuktan acı bir kayıba bırakırken yerini ya yaşam ve yaşamın gerçekleri. İşte onlar gittikçe daha çok yükleniyor insana.

Geleceğini düşünmeye başlıyor insan. Baba ocağından ayrılacağı günlerde ne yapacağını, askerliği, evliliği, çocuk sahibi olmayı, aile geçindirmeyi. Hepsine kafa yoruyor ve son günlerde bunları düşünmek pek de içacıcı olmuyor. Dünyada onlarca şey kötüye giderken ki kısa bir listeyle:
-Küresel ısınma
-Küresel ısınmaya bağlı susuzluk ve kurak bir gelecek
-Susuzluğa bağlı olarak yaşanacak gıda sıkıntısı
-Küresel ekonomik kriz
-Krize bağlı işsizlik
-Şu anda savaşan ülkeler
-Ve gelecekte savaşması beklenen ülkeler
-Sürekli mutasyon geçirip her seferinde daha ölümcül olan virüsler,bakteriler

Bizi gelecekte nasıl bir dünya bekliyor bilmiyorum ama gelecekten çok korkuyorum. Bilgisayar mühendisi adayı olarak elektriksiz yaşayabilirim ama su olmadan çok zor. Hayatımızın her anı suya bağlıyız, her dakikamız su sayesinde yaşanıyor.

Ekonomik krizin getirdiği işsizliğin suç oranını artırmasını bekliyorum. İşsiz kalanlar ne kadar namuslu ve dürüst olsalar da bir yerden sonra aileleri için onları geçindirebilmek için suça yönelecekler ve işsizlikle beraber suç oranı da artacak. Bunun yanısıra benim de iş bulmam çok zor olacak.

Savaşlar dünyayı uçuruma sürüklüyor ki bu savaşların gideceği son nokta nükleer savaşar olacak ve dünya nükleer bir çöplüğe dönecek.

Bunları düşündükçe tüylerim diken diken oluyor. Ve son yıllarda her ne kadar küçük çocukların ne kadar sevimli,ne kadar güzel olduklarını düşünsem de gelecekte bir aile kurduğumda çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum. Çünkü dünya o kadar kötü bir yere gidiyor ki o dünyaya çocuk getirmek çocuğa eziyet etmekten başka bir şey olmayacak. Bunun yerine SHÇEK e başvurup oradaki çocuklardan birini evlatlık alarak ona daha iyi şartlar sunmak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Gelecekte dünyanın geleceği halde yeni bir çocuk sahibi olup ona eziyet çektirmektense zaten dünyaya gelmiş ancak bir şekilde ailesinden ayrı düşmüş bir çocuğa o yuvanın sağlayabileceğinden daha iyi şartlar sağlamak, elimden gelenin en iyisini vermek daha uygun ve daha mantıklı bir yol değil mi?

Gelecekten çok korkuyorum, susuzluktan, savaştan, kıtlıktan, işsizlikten ve bu dünyaya yeni bir can, yeni bir insan getirmekten çok korkuyorum.

Biterken : Bengü – Doya Doya Tat (http://www.powerturk.com/2007/tikladinle.asp Powertürk Web Radyosu)

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Create your website with WordPress.com
Get started
%d bloggers like this: