Bir şey yazmalı…

Düşündüm. Düşündüm ve bir şeyler yazmaya karar verdim yeniden. Buraya yazmayalı sadece bir gün olmuş aslında nedense bana çok uzun geldi. Aklımda parça parça bir yığın konu var sanırım hepsine biraz değineceğim.

Öncelikli konu gündemin ana maddesi: Finaller. Bugün ilki geçti gitti. İyi ya da kötü onu zaman gösterecek bana sorarsanız orta şekerli ama… Aslında asıl sorun finaller değil. Finaller bir şekilde bu dört yıl içinde verilecek bilemediniz beşinci yıla sarkacak ama bitecek şeyler. Benim asıl sıkıntım final tatiliyle. Arkadaş çalışan da var biliyorum ama ben bu bir hafta yatmak dışında bir şey yapmadım, boş oturdum canım sıkıldı, bir işe yaramadığımı düşündüm böyle saçma bir hafta geçirdim. Bence gereksiz bir şey final tatili. Derslerin bitişini müteakip direk başlayabilir finaller bence sakıncası yok.
İkinci konumuz: Otobüsler. Belediyemiz sağolsun en sık otobüs aralığımız yarım saatte bir. Bir de işin içine iş çıkışı saatleri denk geliyor ki artık bin binebilirsen. Kapıda bir yığılma, otobüse binebilende zafer sevinci binemeyende kızgınlıkla karışık bir üzüntü. Şu otobüsleri en azından iş çıkışında biraz daha sıklaştırsalar da biz de şoförler de rahat etse olmaz mı? Hayır on iki yılda oturduğum yerden her gün soğuyorum eve gelene kadar. Eve gelince bu soğumanın hepsi geçse de güzel İzmiri karşımda görünce.
Üçüncü konumuz: İzmir Metro Yolcusuz Test Treni. Evet, İzmir Metro ara ara kendine has testler yapmak için yolcusuz bir tren çalıştırıyor. Bu anlayışla karşılanabilir bir konu. Ki aslında yolcuyla da bu testler yapılabilir de sorun burada değil. Sorun bu testlerin metronun işlek olarak kullanıldığı saatlere denk getirilerek bir seferin atlanması ve peronlarda insan yığılmasını sebep olunması. Bu testlerin gece tarifesinde hazır metro on beş dakikada bir iken araya bir tane ek Test Seferi konularak yapılsa hem bizim seferimizden çalınmasa, hem istasyonlarda birikme olmasa. Gelelim diğer konuya geçen gün Üçyolda beklerken test treninin içindeki ekipmanları gördüm. Karakutu gibi bir alet var. Bu alet acaba trenin kontrol paneli olan dolaba konup kilitlenip, test treninin yolcu alması sağlanamaz mı? Eğer sorun kutunun yolculardan saklanmasıysa bu bir çözüm. Yine de yolcusuz olması gerekiyorsa lütfen şunu gece tarifesine ek sefer koyarak yapın.
Dördüncü konumuz: Özlem. İçimde yeniden bir şeyler kıpırdıyor. Yeniden özlüyorum. Yeniden düşünüyorum eski günleri. Fotoğraflara daha sık bakar oldum son günlerde, ağlamaya daha yatkın. Masamdaki nergisler de günden güne boynunu büküyor sanki beni anlar gibi. Nergislere baktıkça anılar tazeleniyor, onların bükük boyunlarını gördükçe gözlerim daha çok doluyor. Tek kelime daha yazamıyorum seninle ilgili artık kendimden korktuğumdan. Sadece özlüyorum.
Bugün dediğim gibi aklımda birden çok şey vardı. Hepsini yazdım içim rahat şimdi sıra diferansiyel denklemler finalinde. =)

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Create your website with WordPress.com
Get started
%d bloggers like this: