Türkiye Büyüyor!

Evet, 2011 büyüme oranımız %8.5 oldu ve dünya sıralamasında ikinci olduk. Zaten ülke hükümetimizin de söylediği gibi istikrar, bolluk, refah içinde ilerliyor. Güzel günler bizi beklemiyor artık bize geliyor.

Gerçekten böyle mi peki? Zaten büyük olanların daha da büyüyerek, küçük olanların, içimizden olanların, bizden olanların ise ezilerek büyümesi mi Türkiye’nin büyümesi, refahı, istikrarı bu mu? Maalesef evet, açlık ve yoksulluk sınırları gittikçe yukarı çekilirken, elektriğe zam %10-%10 yapılırken, doğalgaz bir anda %20 pahalı hale gelirken, asgari ücretin aldığı zam %6’yı geçmekte zorlanırken. Biz ülke olarak refah içinde yüzdüğümüzü zannediyoruz.

Şu anda Mart 2012 itibariyle 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 954,40TL ve yine aynı ailenin yoksulluk sınırı ise 3.108,78TL buna karşılık brüt asgari ücret sadece 886,50TL yani ailede iki kişi çalışıyor bile olsa bu ailenin yoksulluk sınırı altında kalması kaçınılmaz. Bunun sonucu ne mi?

Dün akşam yemek yerken bir yandan da haberleri izliyordum ancak aşağıda anlatacağım haber içimi parçaladı ve sonunda kanalı değiştirmek zorunda kaldım. Dün Ankara’da 4 kişilik bir aile ve bir misafirleri sobadan zehirlenerek hayatını kaybetti. Ailenin babası YSK’da sözleşmeli memur idi, yani bu devletin bir memuruydu. Ancak! Sayın başbakanımızın dediği gibi üç değil sadece iki çocuğu olmasına rağmen, bu çocukların biri 5 diğeri 1 yaşında olmalarına yani henüz okul masrafı diye bir kalem hayatlarına girmemesine rağmen geçinemiyorlardı ve baba, bu devletin bir memuru olan o baba, akşamları çöpten kağıt ve plastik toplayıp bunları satarak ev ekonomisine katkıda bulunmaya çalışıyordu.

Evlerinde doğalgaz tesisatı, imkanı olmasına rağmen fiyatları yüzünden kullanamıyorlardı. Kömür sobası yakıyorlardı, devletin yardım olarak dağıttığı kömürlerle yakıyorlardı hem de. Bu devlet, dünyada büyüme olarak ikinci sırada olan, 10 yıldır istikrar, bolluk ve refah içinde yüzen bu devlet, bir memuruna ailesini geçindirecek, aç bırakmayacak, ısıtabilecek, barındırabilecek parayı veremiyordu. Bu sebeple bir aile yok oldu. Henüz 1 yaşında bir bebek ve 5 yaşındaki ablasının gözleri hiç açılmamak üzere kapandı. Bu mu bizim refah anlayışımız?

Ondan sonra ülke büyüyor, Türkiye güçleniyor deniyor. Eğer bu şekilde büyüyeceksek, bence büyümeyi bir kenara bırakalım. Önce halkımıza İnsan Hakları’na uygun bir yaşam sağlayalım, büyümeyi sonra düşünürüz.

Join the Conversation

1 Comment

  1. Güzel yazmışın ama bu durum için hükümetin suçlanması yanlış ve kısır bir çözüm. Cinayete idam verilmesi gibi.
    Aslında suç göründüğü yerde değil daha derinde o adamı cinayete itende bu ülkeyi yoksullaştıranda zihniyettir kültürdür anlama kavrama yeteneğidir. Buda asla değişmez emin ol ölenler ölmeye devam edecek ve bizde büyümeye.

    Like

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Create your website at WordPress.com
Get started
%d bloggers like this: