Girişimcilik Üzerine Deneme

Az önce eğitime öğle yemeği arası verildi, ben de İstiklal’de fiyatı abartı olmayacak, temizliğine güvenebileceğim ve lezzetli bir yer aramaya koyuldum. Bir iki yeri pas geçtikten sonra zincir restoranlardan birine yerleştim. Öyle ya tüm ülke çapında şubeleri olan bir yer kötü olamazdı.

Otururken önümde duran Amerikan servisteki yazıları okurken düşüncelere daldım. Ramiz Usta Akhisar’daki küçük dükkanından yolculuğa 1928 yılında başlayıp 2012 de ülke çapında onlarca şubeye nasıl çıkmıştı? Marka yönetimi, girişimcilik, cesaret ve belki de daha fazlası. Neden Ödemiş’in ünlü köftecisi Hurşit bunu yapamıyordu da Akhisarlı Ramiz yapabiliyordu? Aralarındaki fark neydi?

Ya da daha büyük düşünelim. Coca-cola nasıl olup da küresel bir şirket haline gelirken Çamlıca neden bunu başaramıyordu? Özsüt ülke çapında üne kavuşurken Süt Çiçeği neden yerinde sayıyordu?

Bu farkı yaratan sadece “Yürü ya kulum” diyen biri olmamalı. Benim inancım herkesin kendi fırsatını kendi yaratması gerektiği yönünde. Hiç kimse Coca-Cola gel bunu tüm ülkeye satalım zengin olalım dememiştir kanımca. Başarının sırrı çok da farklı değil bana sorarsanız. Üstelik sır bile değil diyebilirim.

Önce ihtiyaç yaratmak veya sunulan ürünü/hizmeti bir elitizm göstergesi haline getirmek gerekir (ki Apple bu ikincisi konusunda oldukça başarılı adımlar attı). Hiç yoktan yaratılan bu ihtiyaç pazar olarak dönecektir ve muhtelemen ihtiyacı yaratan olarak pazarın tek hakimi de bir süre biz olacağızdır.

Ardından gelen ürünün kalitesi… Sunulan ürün ya da hizmet belli bir kalite düzeyinin üzerinde olmalı ve aradan ne kadar zaman geçerse geçsin ya da şirketin boyutu ne kadar değişirse değişsin kaliteyi koruyabilmek yaratılan müşteri portföyünü elde tutmak için ön koşul. Aksi takdirde piyasada çoktan üremiş olan rakipler bu müşterileri tek tek elinizden alacaklardır.

Son adım ise yaratıcılık, fırsatçılık ve girişimcilik, yeni ürünler ya da pazarlar yaratıp kendi fırsatını yaratarak bu fırsatlara yatırım yaparak girişimciliğini kanıtlamak. Böylece adım adım büyümek, çeşitliliği artırmak, şube/hizmet ağını yaygınlaştırmak sağlanabilir.

Gözlemlerim ve düşüncelerim sonrası yaptığım çıkarımlar bunlar. Tamamen doğru olmayabilirler, kısmen yanlış veya eksik olabilirler ancak bana göre çözümün temel taşı bu adımlar. Şu anda kulağıma şu sorular çalınıyor : “Madem bu kadar iyi biliyorsun neden kendin denemiyorsun?” Cevabım basit aslında, doğru zamanı ve sermayeyi bekliyorum. Önümde henüz belirsizlikler ve askerlik varken bir start-up kurmak çok saçma olur. Kurup, büyütüp, bırakıp askere gitmek, okulu bitirememek vs. hoş olmaz. Doğru yatırım için doğru zamanı bekliyorum sadece.

Zaman ve şans sizden yana olsun. Kendi fırsatlarını yaratıp onlardan yararlanmanız dileğiyle.

Advertisements

Join the Conversation

2 Comments

  1. Elitizim her fırsatın yükselişi için gerekli mi?

    Mesela Aldi / Bim tarzı ucuza üret ucuz oldukça domine et domine ettikçe daha ucuza üret/sat daha da büyü ve rakipsiz ol da bir yöntem.

    Elitizim elbette bir yöntem heleki Apple’ınki muhteşem ama bence fiyat/performans hiç de azımsanmayacak bir öneme sahip

    Unutmadan Almanya’dan bir örnek sanayi/üretimin beşiği ülkede; Aldi’nin sahibi en zengin adamlardan biri…

    Like

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Create your website at WordPress.com
Get started
%d bloggers like this: